<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet, Chat, Sohbet Odaları - Dostca.NET</title>
	<atom:link href="http://www.dostca.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.dostca.net</link>
	<description>Sohbet, chat, chat sohbet, sohbet odaları, sohbet siteleri, mynet sohbet, chatsohbet, sohbet chat, bedava sohbet</description>
	<lastBuildDate>Fri, 17 Feb 2012 23:04:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Messenger Plus!</title>
		<link>http://www.dostca.net/messenger-plus.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/messenger-plus.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 17 Feb 2012 23:04:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4425</guid>
		<description><![CDATA[Daha fazla alın With Your Windows Live Messenger itibaren Messenger Plus! Eklentileri ve serin derileri ile oynayın veya kendi oluşturun. Komik ifadeler ile sohbetler neşelendirmek. Ifade sesleri ile yüksek sesle dışarı gülmek. Aynı anda birden fazla hesap kullanın. Messenger 2009 ve 2011 için tam destek. Messenger Plus ile web üzerinde arama yapın! Topluluk smartbar. Doğrudan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><strong><span><span>Daha fazla alın</span></span></strong><span><span> With Your Windows Live Messenger itibaren </span></span><strong><span><span>Messenger Plus!</span></span></strong></h1>
<div>
<ul>
<li><span><span>Eklentileri ve serin derileri ile oynayın veya kendi oluşturun.</span></span></li>
<li><span><span>Komik ifadeler ile sohbetler neşelendirmek.</span></span></li>
<li><span><span>Ifade sesleri ile yüksek sesle dışarı gülmek.</span></span></li>
<li><span><span>Aynı anda birden fazla hesap kullanın.</span></span></li>
<li><span><span>Messenger 2009 ve 2011 için tam destek.</span></span></li>
<li><span><span>Messenger Plus ile web üzerinde arama yapın! </span><span>Topluluk smartbar.</span></span></li>
<li><span><span>Doğrudan smartbar (oyun, video, hava durumu, masaüstü uygulamaları ve daha fazlası) sizin günlük faaliyetlerini yürütmek.</span></span></li>
<li><span><span>Sizin smartbar gelen e-posta ve sosyal medya hesapları (Facebook, Twitter, Blogger ve diğerleri) doğrudan bağlayın.</span></span></li>
</ul>
</div>
<div><span><span>Sürüm 5.11.0.759</span></span></div>
<div>
<table width="300" border="0" cellspacing="0" cellpadding="0">
<tbody>
<tr>
<td width="300"></td>
</tr>
</tbody>
</table>
</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/messenger-plus.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gazeteci Öztuna hayatını kaybetti</title>
		<link>http://www.dostca.net/gazeteci-oztuna-hayatini-kaybetti.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/gazeteci-oztuna-hayatini-kaybetti.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 06:22:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yılmaz Öztuna]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4382</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye Gazetesi Başyazarı, tarihçi Yılmaz Öztuna, Ankara&#8217;da tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Türkiye Gazetesi Başyazarı, tarihçi Yılmaz Öztuna, Ankara&#8217;da tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi&#8217;nde sabah saat 09.00&#8242;da vefat etti, gazeteci tarihçi Yılmaz Öztuna bir süredir Ankara&#8217;da astım ve solunum yetmezliği tedavisi görüyordu. Yılmaz Öztuna&#8217;nın cenazesi yarın Cuma namazı müteakip Fatih Camiinde kılınacak. Öztuna&#8217;nın cenazesi daha [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Gazetesi Başyazarı, tarihçi Yılmaz Öztuna, Ankara&#8217;da tedavi gördüğü hastanede vefat etti.<br />
<span id="more-4382"></span></p>
<p>Türkiye Gazetesi Başyazarı, tarihçi Yılmaz Öztuna, Ankara&#8217;da tedavi gördüğü Ankara Güven Hastanesi&#8217;nde sabah saat 09.00&#8242;da vefat etti, gazeteci tarihçi Yılmaz Öztuna bir süredir Ankara&#8217;da astım ve solunum yetmezliği tedavisi görüyordu.</p>
<p>Yılmaz Öztuna&#8217;nın cenazesi yarın Cuma namazı müteakip Fatih Camiinde kılınacak. Öztuna&#8217;nın cenazesi daha zonra Zincirlikuyu&#8217;da aile kabristanına defnedilecek.</p>
<p><strong>60&#8242;TAN FAZLA ESER BIRAKTI</strong></p>
<p>Yılmaz Öztuna Sultan II. Abdülhamid&#8217;e iade-i itibar yapan, onun her kesim tarafından tanınmasını sağlayan tarihçi olarak bilinir. Türk tarihini genç nesillere sevdiren pek çok eser kaleme alan Öztuna&#8217;nın defin tarihi olan 10 Şubat, aynı zamanda, iade-i itibar yaptığı Sultan Hamid&#8217;in de vefat yıldönümü.</p>
<p><strong>YILMAZ ÖZTUNA:</strong></p>
<p>20 Eylül 1930 İstanbul doğumludur. İstanbul`da lise tahsilinin yanında İstanbul Konservatuarı`na devam etti. 1950 eylülünden 1957 temmuzuna kadar Paris`de kaldı. Paris`in büyük kütüphanelerinde çalıştı. Paris Üniversitesi Siyasi İlimler Enstitüsü`nde Sorbonne`da Fransız Medeniyeti kısmında, Alliance Française`nin yüksek kısmında okudu ve Paris Konservatuarı`na devam etti. 13 yaşında ilk makalesi ve 15 yaşında ilk kitabı basıldı. 1969`da Adalet Partisi`nden Konya Milletvekili seçilerek Ankara`ya yerleşti. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu`nda denetleme kurulu üyesi, repertuvar kurulu üyesi, eğitim kurulu üyesi (Ocak 1966- Kasım 1981), Kültür Bakanlığı`nda bakan başmüşaviri (1974-77), İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuarı`nda kurucu yönetim kurulu üyesi ve Türk Musıkisi Korosu`nda kurucu yönetim kurulu üyesi (1975`den beri) , Yay-kur (Yaygın Yüksek Öğretim) üniversitesinde Osmanlı siyasi ve medeniyet tarihi öğretim üyesi (1975-78), Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarında 1969`dan beri pek çok ihtisas kurulunda üye ve başkan oldu. 1974-1980 arasında Türkiye Cumhuriyeti`nin resmi ansiklopedisi olan ve Milli Eğitim Bakanlığı`nca yayınlanan Türk Ansiklopedisi`nin genel yayın müdürü olarak K harfinden T harfine kadar olan cildleri yayınladı. 1983 mayısında Milliyetçi Demokrasi Partisi`nin kurucuları arasında bulunarak merkez genel yönetim kuruluna seçildi, sonra istifa etti. 1985`de Faisal Finans Kurumu müşaviri oldu.</p>
<p>Pek çok radyo ve televizyon programı yaptı, bunlarda konuştu. Bazı konuşmaları A. B. D. , Fransa, Avusturya gibi ülkelerin televizyonlarında yayınlandı. Bazı kitap ve yazıları çeşitli dillere tercüme edildi. Dünyada ilk defa olarak Türk Musikisi Tarihi kürsüsünü kurdu. “Büyük Türkiye”, “Osmanlı Cihan Devleti”, “Büyük Türk Hakanlığı” gibi son yıllarda çok kullanılan tarihi ve siyasi tabirler, Yılmaz Öztuna`nındır. Ayasofya Hunkar Mahfili`nin ibadete açılması ve Topkapı Sarayı`nda Hırka-i Saadet Dairesi`nde Kur`an okunması, 1000 Temel Eser, Ankara Devlet Konser Salonu ve İstanbul Atatürk Kültür Merkezi`nin Türk Musikisi`ne açılması gibi fikirler ve realizasyonlar Yılmaz Öztuna`nındır ve siyasi iktidara onun tarafından telkin ve kabul ettirilmiştir. Türk Kara Kuvvetleri`nin ve Deniz Kuvvetleri`nin evvelce yanlış olarak kutlanan yıldönümlerini bugünkü doğru başlangıç tarihleri ile kutlanmasıın sağlayan da Yılmaz Öztuna`dır. Birçok konferans verdi. 6 kıtada pek çok ülkeyi gezdi, devlet adamları ve halkla görüşerek incelemeler yaptı. Milletlerarası birçok kuruluşa üye seçildi.</p>
<p>Türkiye`de Osmanlı tarihinin çatışmasız bir anlayışla algılanmasında katkısı vardır. Türk Parlamenterler Birliği, İstanbul Gazeteciler Cemiyeti, Ankara Aydınlar Ocağı, Anadolu Klübü, Yahya Kemal`i Sevenler Cemiyeti, İstanbul Şehrini Güzelleştirme Derneği, Müsteşrikler Cemiyeti, WACL, APACL, NATO Parlamenterler Birliği, Parlamentolararası Türk – Japon ve Türk – Kore, Türk – Suudi Dostluk cemiyetleri, Avrupa Konseyi cemiyeti, Yılmaz Öztuna`nın üye, kurucu olduğu veya bulunduğu milli veya milletlerarası kuruluşlar arasındadır.<strong><br />
</strong></p>
<p><strong>ÖZTUNA&#8217;NIN ESERLERİ<br />
</strong></p>
<p><strong>BiR DARBENiN ANATOMiSi</strong></p>
<p>Yılmaz Öztuna bu kitabında 1876 askerî darbesini, Sultan Abdülaziz`in tahttan indirilmesive ölümü olayını, bütün detayları ile anlatıyor. Bütün o dönemin şahitlerinin ifadelerini naklediyor.</p>
<p><strong>TÜRK TARİHİNDEN YAPRAKLAR </strong></p>
<p>Türk Tarihinden Yapraklar, Yılmaz Öztuna`nın 1968`te İstanbul Radyosu`nda yaptığı konuşmalardan oluştu. Her konu, bir konuşmadır. 1969`da Millî Eğitim Bakanlığı`nın 1000 Temel Eser serisinin 11. kitabı olarak basılıp 20.000 tiraj bir haftada satıldı. 1992`de Millî Eğitim Bakanlığı`nca Türk Klasikleri serisine alındı ve bu serinin 17. kitabı olarak basıldı. Şimdiye kadar 5 baskıda 58.000 tiraj yapan Türk Tarihinden Yapraklar artık klasiklerimiz arasına girmiş bulunuyor. Osmanlı ağırlıklı olmak üzere 2.200 yıllık tarihimiz içinde tam bir gezintidir.</p>
<p><strong>OSMANLI PADİŞAHLARININ HAYAT HİKAYELERİ</strong></p>
<p>Osmanlı Padişahlarının Hayat Hikâyeleri, Yılmaz Öztuna`nın klasikleşmiş kitaplarından biridir. Nesiller tarafından ilgiyle okundu. Bu kitaba dayanılarak senaryolar, piyesler yazıldı, filmler çekildi. 12 Osmanlı hâkan-halîfesinin kronolojik olarak hayatlarından kesitler veren bu eser, Osmanlı tarihinin en çarpıcı taraflarını vurguladı. Konuşmalar, o çağların Türkçe`si ile yazıldı. Olaylar, çok duru ve klasik bir dille tasvir edildi.<strong><br />
</strong></p>
<p><strong>TÜRK TARİHİNDEN PORTRELER</strong></p>
<p>Biyografi, tarihçinin edebiyata yaklaşabilme yeteneği ile orantılı bir türdür. Onun için, edebiyatın bir türü şeklinde de ele alınmıştır.Elinizdeki kitaptaki biyografiler, hayatları ve kişilikleri anlatılan şahsiyetlerin doğum sırasına göre kronolojik şekillerde sunuldu. En yaşlıları Bumın Kağan, en gençleri Turgut Özal olmak üzere… Hayatta bulunan bir kişiyi almaktan kaçındım.Tanıttığım şahsiyetlerin hepsinin Türk büyükleri, Türk dâhileri olmadıklarını sevgili okuyucularım hemen fark edeceklerdir. Daha mütevazi çapta büyükler de, Türk`e çok zarar vermiş birkaç kişi de alındı. Ancak çoğunluk, tarihimizin çeşitli alanlardaki dehalarından seçildi. Hiç unutulmasın, tarihin küçükleri de, tarihin büyükleri derecesinde milletlerin hayatını ve geleceğini şiddetle etkilemişlerdir.</p>
<p><strong>TARİH SOHBETLERİ I, II, III</strong></p>
<p>Biz bir cihan imparatorluğunun varisleriyiz. Geleceğimize dair görüşler ileri sürer, programlar yaparken geçmişteki bu muazzam siyasî ve medenî tecrübelerimizden sonuna kadar istifade etmek bizim en tabiî hakkımızdır. Millet ve devlet olarak misyonumuzu belirlemekte en sağlam ölçüyü de böyle bir tarih şuuru ile getirebiliriz. Bu itibarla aydınlarımızın ve gençlerimizin kendi tarihleri hakkında muhtelif cihetlerden bilgi edinebilecekleri eserlere ihtiyaç duydukları muhakkaktır.Ötüken, işte bu mülahazalarla, Türk tarih ve mûsıkîsine yaptığı değerli hizmetler ve verdiği kıymetli eserlerle haklı bir şöhret kazanan değerli yazar Yılmaz Öztuna`nın “Tarih Sohbetleri”ni üç cilt halinde sunmaktan şeref duyar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/gazeteci-oztuna-hayatini-kaybetti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Akşam Gazetesi&#8217;ne haciz şoku</title>
		<link>http://www.dostca.net/aksam-gazetesine-haciz-soku.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/aksam-gazetesine-haciz-soku.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 15 Feb 2012 06:18:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Akşam gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4367</guid>
		<description><![CDATA[Akşam Gazetesi çalışanları maaşlarını bu hafta alma ümidi içerisindeyken bir haciz şoku ile tekrar sarsıldı! Bir süredir ekonomik darboğazda olan ve çalışanlarına maaşlarını ödemekte bile güçlük çeken Akşam gazetesi, bir haciz şokuyla daha sarsıldı. Ancak verilen söz üzerine yönetime bir gün daha süre verildi. Gazetenin ödenmeyen 260 milyarlık kağıt borcu nedeniyle polisle beraber gazetenin kapısına dayanan haciz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Akşam Gazetesi çalışanları maaşlarını bu hafta alma ümidi içerisindeyken bir haciz şoku ile tekrar sarsıldı!<br />
<span id="more-4367"></span></p>
<p><strong>Bir süredir ekonomik darboğazda olan ve çalışanlarına maaşlarını ödemekte bile güçlük çeken Akşam gazetesi, bir haciz şokuyla daha sarsıldı. Ancak verilen söz üzerine yönetime bir gün daha süre verildi.</strong></p>
<p>Gazetenin ödenmeyen 260 milyarlık kağıt borcu nedeniyle polisle beraber gazetenin kapısına dayanan haciz memurları, değerli eşyaları kamyonlara yüklemeye başladı.</p>
<p><strong>HACİZ VAR, MAAŞ YOK!</strong></p>
<p>Yaklaşık 3 buçuk aydır maaş alamadıkları belirtilen Akşam gazetesi çalışanları, maaşlarının bu hafta ödeneceğine dair söz verilmesi üzerine umutlu bekleyişini sürüdürüyordu.</p>
<p>Ancak öğle saatlerinden beri haciz kamyonlarının Akşam gazetesinin önünde işlem yapıyor olması, çalışanların umutlarını bir kez daha suya düşürdü.</p>
<p><strong>ENDİŞELİ BEKLEYİŞ</strong></p>
<p>Akşam çalışanları şimdi haciz nedeniyle endişeli bir bekleyiş içinde patronları Mehmet Emin Karamehmet&#8217;ten gelecek umutlu haberi bekliyor.</p>
<p><strong>1 GÜN DAHA&#8230;</strong></p>
<p>Akşam Gazetesi&#8217;ne gelen hacizden yönetimin bir kez daha yarın için ödeme sözü vermesi üzerine vazgeçildi.</p>
<p>240 bin TL birikmiş borç için yerlerinden sökülerek kamyonetlere yüklenen bilgisayarlar indirilerek yerlerine takıldı. Gazetenin basılmaması tehlikesi de atlatılmış oldu&#8230;</p>
<div style="overflow: hidden; color: #000000; background-color: #ffffff; text-align: left; text-decoration: none;"> </div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/aksam-gazetesine-haciz-soku.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>16&#8242;sında kocaya 18&#8242;inde mezara</title>
		<link>http://www.dostca.net/16sinda-kocaya-18inde-mezara.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/16sinda-kocaya-18inde-mezara.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 00:37:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Tingir]]></category>
		<category><![CDATA[Özge Tingir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4222</guid>
		<description><![CDATA[18 yaşındaki Özge T., 2 yıl önce evlendiği, cezaevinden yeni çıkan eşi 25 yaşındaki İbrahim T. tarafından sırtından bıçaklanıp, boğazı kesilerek öldürüldü. AYDIN &#8211; Aydın&#8217;ın İncirliova İlçesi&#8217;nde, bir çocuk annesi 18 yaşındaki Özge Tingir, 2 yıl önce evlendiği, cezaevinden yeni çıkan eşi 25 yaşındaki İbrahim Tingir tarafından sırtından bıçaklanıp, boğazı kesilerek öldürüldü. Cezaevindeyken kendisini aldattığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>18 yaşındaki Özge T., 2 yıl önce evlendiği, cezaevinden yeni çıkan eşi 25 yaşındaki İbrahim T. tarafından sırtından bıçaklanıp, boğazı kesilerek öldürüldü.<br />
<span id="more-4222"></span></p>
<p>AYDIN &#8211; Aydın&#8217;ın İncirliova İlçesi&#8217;nde, bir çocuk annesi 18 yaşındaki Özge Tingir, 2 yıl önce evlendiği, cezaevinden yeni çıkan eşi 25 yaşındaki İbrahim Tingir tarafından sırtından bıçaklanıp, boğazı kesilerek öldürüldü. Cezaevindeyken kendisini aldattığı söylentileri nedeniyle tartıştığı eşini öldüren İbrahim Tingir&#8217;in yakalanması için polis bölgede çalışma başlattı.</p>
<p>BİR DEHŞET DE UŞAKTAN haberi için tıklayınız</p>
<p>Olay, dün saat 19.00 sıralarında Zafer Mahallesi, Hacı Ali Obası Caddesi Numara 39&#8242;da meydana geldi. Özge Tingir, 16 yaşındayken aşık olduğu, plastik doğrama işiyle uğraşan İbrahim Tingir&#8217;e kaçtı. Evliliğe yaşı tutmadığı için dini nikah ile yaşamaya başlayan çiftin, &#8216;Kezban&#8217; adını verdikleri bir kız çocukları dünyaya geldi. Özge Tingir&#8217;in geçen 30 Kasım&#8217;da 18 yaşını doldurmasıyla, çiftin, İncirliova Belediyesi&#8217;nde düzenlenen törenle resmi nikahları kıyıldı. Çiftin mutlu yaşamı, İbrahim Tingir&#8217;in karşılıksız çek suçundan cezaevine girmesiyle kabusa döndü.</p>
<p>Eşinin cezaevine girmesinin ardından Özge Tingir, kızıyla birlikte kayınpederi Orhan Tingir&#8217;in evine yerleşti. Ancak, eşinin cezaevine girmesinin ardından erkeklerle ilişkisi olduğu söylentileri üzerine genç kadının huzuru kaçtı. Eşinin ailesi ile bu nedenle arası açılan Özge Tingir, iki hafta önce, belediyede işçi olarak çalışan babası Durmuş Sert&#8217;in evine döndü. Geçen pazar günü tahliye olan İbrahim Tingir, kayınpederinin evine gidip, eşini almak istedi. Ancak, Özge Tingir, söylentilere inanıp, kendisini suçladığını ileri sürdüğü eşinin bu isteğini geri çevirince, aralarında tartışma çıktı. Tartışma üzerine İbrahim Tingir kızını alıp, ayrıldı.</p>
<p>Ertesi gün tekrar kayınpederinin evine gelen İbrahim Tingir, kendisine kapıyı açmayan eşine sinirlenip, açık olan pencereden içeri girdi. Tingir, belinden çıkardığı bıçakla eşini sırtından bıçaklayıp, boğazını keserek, kaçtı. Yakınlarının haber vermesi üzerine gelen polis ve 112 Acil Servis ekipleri Özge Tingir&#8217;in öldüğünü belirledi.</p>
<p>Polis, olaydan sonra kaçan İbrahim Tingir&#8217;in yakalanması için bölgede çalışma başlattı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/16sinda-kocaya-18inde-mezara.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>8 yaşındaki Yasin&#8217;in inanılmaz ölümü</title>
		<link>http://www.dostca.net/8-yasindaki-yasinin-inanilmaz-olumu.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/8-yasindaki-yasinin-inanilmaz-olumu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 00:36:54 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yasin Kısaca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4221</guid>
		<description><![CDATA[Kahramanmaraş&#8217;ın Elbistan ilçesinde, kimsenin bulunmadığı sırada evlerine bacadan girmeye çalışan ve sıkışan 8 yaşındaki çocuk, ölü bulundu. KAHRAMANMARAŞ &#8211; Kahramanmaraş&#8217;ın Elbistan İlçesi&#8217;nde 8 yaşındaki Yasin Kısaca, evlerine girmek istediği bacada sıkışıp kalınca donarak öldü. Yunus Emre Mahallesi Hacı Esat Efendi Caddesi&#8217;nde oturan Ökkeş- Hamide Kısaca çiftinin oğlu Yasin Kısaca, iddialara göre, dün akşam saatlerinde kimsenin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kahramanmaraş&#8217;ın Elbistan ilçesinde, kimsenin bulunmadığı sırada evlerine bacadan girmeye çalışan ve sıkışan 8 yaşındaki çocuk, ölü bulundu.<br />
<span id="more-4221"></span></p>
<p>KAHRAMANMARAŞ &#8211; Kahramanmaraş&#8217;ın Elbistan İlçesi&#8217;nde 8 yaşındaki Yasin Kısaca, evlerine girmek istediği bacada sıkışıp kalınca donarak öldü.</p>
<p>Yunus Emre Mahallesi Hacı Esat Efendi Caddesi&#8217;nde oturan Ökkeş- Hamide Kısaca çiftinin oğlu Yasin Kısaca, iddialara göre, dün akşam saatlerinde kimsenin olmadığı bir sırada tek katlı evlerine mutfağın ocak bacasından girmek istedi. Bacada sıkışan Yasin Kısaca kimseye sesini duyuramadı. Akşam evlerine dönen Kısaca Ailesi, tüm aramalarına rağmen çocuğu bulamadı.</p>
<p>Hava sıcaklığının eksi 8 dereceye kadar düştüğü gece saat 02.30 sıralarında mutfağa giren Yasin Kısaca&#8217;nın ailesi, bacadan sarkan bir çift bacak görünce çatıya çıktı. Sıkıştığı yerden donmuş halde çıkartılan Yasin Kısaca&#8217;nın götürüldüğü Elbistan Devlet Hastanesi&#8217;nde öldüğü anlaşıldı. Ölüm haberini alan yakınları hastane önünde sinir krizi geçirdi. Elbistan Mehmet Akif Ersoy ilköğretim Okulu 2&#8242;nci sınıf öğrencisi olan Yasin Kısaca&#8217;nın donarak öldüğü belirlendi.</p>
<p>Oğlunun ölümünden dolayı büyük üzüntü yaşayan acılı baba Ökkeş Kısaca, çocuğunun hiperaktif olduğunu söyledi. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/8-yasindaki-yasinin-inanilmaz-olumu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gripten koruyacak 18 öneri</title>
		<link>http://www.dostca.net/gripten-koruyacak-18-oneri.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/gripten-koruyacak-18-oneri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 05 Feb 2012 00:35:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[grip]]></category>
		<category><![CDATA[gripden korunma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4275</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk algınlığı ve gribe şifa sağlayacak bir ilaç bulunmadığını belirten uzmanlar, bu hastalıklardan korunmak için yaşam tarzına dikkat etmek gerektiğini söylüyor. Kış aylarında pencereler çoğunlukla kapalı tutulduğu, havalandırma kısıtlı yapıldığı ve kapalı mekanlarda geçirilen zaman fazla olduğu için grip ve soğuk algınlığının görülme sıklığı artıyor. KBB Uzmanı Prof. Dr. Orhan Özturan, soğuk algınlığı veya gribe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk algınlığı ve gribe şifa sağlayacak bir ilaç bulunmadığını belirten uzmanlar, bu hastalıklardan korunmak için yaşam tarzına dikkat etmek gerektiğini söylüyor.<br />
<span id="more-4275"></span></p>
<p>Kış aylarında pencereler çoğunlukla kapalı tutulduğu, havalandırma kısıtlı yapıldığı ve kapalı mekanlarda geçirilen zaman fazla olduğu için grip ve soğuk algınlığının görülme sıklığı artıyor.</p>
<p>KBB Uzmanı Prof. Dr. Orhan Özturan, soğuk algınlığı veya gribe şifa sağlayacak bir ilaç bulunmadığını söyledi ve bu hastalıklardan korunmak için sık el yıkama alışkanlığı edinilmesi, koyu yeşil, kırmızı ve sarı renkteki meyve ve sebzeler tüketilmesi, her gün bir kase kaymağı alınmış yoğurt yenilmesi önerisinde bulundu.</p>
<p>Özturan, &#8221;Bazı ilaçlar ve tavsiyeler sizin kendinizi daha iyi hissetmenizi sağlamak amacıyla uygulanır. Bu nedenle korunma yöntemleri daha fazla önem kazanır&#8221; dedi.</p>
<p>Özturan&#8217;ın verdiği bilgiye göre, soğuk algınlığı ve gripten koruyacak ve hastaları rahatlatacak 18 tavsiye şöyle:</p>
<p>SIK EL YIKAMA ALIŞKANLIĞI EDİNİN<br />
-Ellerine hapşıran hastaların dokunduğu eşyalarda virüsler saatlerce ve hatta günlerce canlı kalabilir. Bu eşyalara dokunan sağlıklı bireylere virüsler bulaşabilir. Elinizi yıkama imkanınız yoksa el temizleyici spreyler kullanın.</p>
<p>-Yüz vücuda giriş olduğu için gözler, burun veya ağızla oynama veya dokunma alışkanlığından kaçının. Soğuk algınlığı ve grip virüsleri, sıklıkla yüzle olan temasla bulaşabilir. Hapşırma sonrası ellerinizi yıkamadan önce gözlerinize veya ağzınıza dokunmayın. Bu kurala uyarak, aynı virüsle hastanın tekrar hastalanmasına engel olabilirsiniz.</p>
<p>-Burun akıntısını yutmayın, sümkürerek çıkarmaktan kaçınmayın. Bu sizin vücudunuzdan enfeksiyona neden olan mikroorganizmaların atılma yoludur. İki burun deliğini birden tıkayarak sümkürmek, kulağa basınç artışına ve mikropların kulağa kaçmasına neden olabilir. Bu nedenle her bir burun deliğini ayrı ayrı tıkayarak diğerinden sümkürme yapın. Hapşırma ve sümkürme esnasında kağıt mendil kullanın ve bu mendili bir çöp kutusuna atın. Kağıt mendil bulamadığınız takdirde sol elinizin dirseğine doğru hapşırın.</p>
<p>-Bol vitamin alın. Vitaminleri ilaç olarak almak yerine koyu yeşil, kırmızı ve sarı renkteki meyve ve sebzeler tüketerek sağlayın. C vitamini bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalanmanıza engel olacak veya hastalandığınızda virüslere karşı bağışıklık sisteminize güçlü bir destek sağlayacaktır. Sebze ve meyve yeme imkanınız olmadığı takdirde vitamin hapları tavsiye edilebilir. Çinko, kalsiyum, magnezyum ve demir gibi mineraller de faydalıdır.</p>
<p>TAVUK SUYU ÇORBA İYİ GİDER<br />
-Sıcak tavuk suyu çorba, hem sıvı hem de protein alımı için gayet faydalıdır. Çorbanın sıcaklığı burun ve boğaz şikayetlerini azaltır.</p>
<p>-Her gün bir kase kaymağı alınmış yoğurt yemenin soğuk algınlığını yüzde 25 oranında azalttığı bazı çalışmalarda gösterilmiştir. Yoğurdun içindeki faydalı bakterilerin vücudun soğuk algınlığı ve griple girdiği savaşta bağışıklık sistemiyle ilgili maddelerin üretimini uyararak, yararlı olduğu düşünülmektedir.</p>
<p>SİGARA İÇMEYİN<br />
-Burun ve akciğerlerimizi döşeyen örtünün üzerinde ince yapışkan bir sıvı tabakası vardır. Bu tabakayı hareket ettirerek temizliği sağlayan ve saniyede 10 defa hareket eden süpürge gibi tüyler bulunur. Sigara dumanı bu yapışkan sıvıda kurumaya, tüylerde felç meydana getirerek virüslerin temizlenmesine ve solunum yollarından uzaklaştırılmasına engel olur. Bir tek sigaranın içilmesiyle solunum yolu tüylerinde 30-40 dakika kadar felç meydana gelmektedir. Bilimsel çalışmalar sigara kullananların daha ağır ve daha sık soğuk algınlığına ve gribe yakalandıklarını göstermektedir. Sigara dumanı ile aynı mekanda bulunmak dahi tek başına bağışıklık sistemine zarar verebilmektedir.</p>
<p>-Alkol kullanımı bağışıklık sistemini çeşitli yollarla baskılar. Ağır alkol bağımlılarında enfeksiyonlar ve komplikasyonları daha sık meydana gelmektedir. Alkol, vücutta su kaybına da neden olarak zarar vermektedir.</p>
<p>-Grip mevsiminde kalabalık ortamlardan ve hastalanmış kişilerle yakın ilişkiden kaçının. Tokalaşma, sarılma ve öpüşme yerine Japonlar gibi başınız ile selamlaşın. Eğer onlarla tokalaşmak gibi bir temas zorunluluğu söz konusu olduğunda ilk fırsatta ellerinizi yıkayın.</p>
<p>-Hastalandığınızda vücudunuzun enerjisinin önemli bir kısmı bağışıklık sisteminin artan ihtiyacına verileceği için enerji sağlayan sağlıklı gıdalar alınız. Bal, enerji veren, öksürüğü rahatlatan ve mikropları öldürücü tesirleri olan bir gıdadır. Ağızdan alınan içeceklere bal eklenebilir. Ancak bal 1 yaşından küçük çocuklara verilmemelidir.</p>
<p>İYİ DİNLENİN<br />
-Stres ve aşırı yorgunluk bağışıklık sistemini zayıflatan bir faktördür. Stresinizi azaltacak meditasyon, gevşeme egzersizleri ve istirahat yararlıdır. Akşamları erken yatarak bağışıklık sisteminizin hastalıkla mücadelesinde gerekli enerjiyi sağlamalısınız.</p>
<p>-Ateşiniz olmadığı sürece egzersizlerinizi ihmal etmeyin. Egzersiz vücut ısısını arttırarak vücudunuzu işgal etmiş olan mikropların tahrip edilmesine yardım eder. Egzersiz sırasında terleme ve bol sıvı alımı ile vücut sıvıları tazelenir, toksinler atılır. Düzenli egzersiz, vücudunuzda soğuk algınlığı ve grip virüsleri ile mücadele eden hücreleri arttırır.</p>
<p>GÜNDE EN AZ 8 BARDAK SU İÇİN<br />
-Vücudunuzun günde 8 su bardağı suya ihtiyacı vardır. Hastalandığınızda en az bu kadar, tercihen daha fazla su içmelisiniz. Ilık su, zencefil, bal, limon, tarçın, adaçayı, ıhlamur, ekinezya çayı gibi içecekler yararlıdır. Süt ve sütlü içecekler vücut salgılarında koyulaşmaya neden olacağı için soğuk algınlığı veya grip durumunda içilmemelidir.</p>
<p>-Havanın durumuna göre terlemeyecek ve üşümeyecek şekilde giyiminizi ayarlayın. Serin ortamlarda başlık, bere, boğazlı kazak, yünlü çorap giyilebilir. Ilık ortamlarda fazla giysiler çıkarılmalıdır. Soğuğa maruz kalma ve/veya ıslanma bağışıklık sisteminde zayıflamaya neden olur. Eğer soğuğa maruz kaldıysanız veya yağmurla ıslandıysanız en kısa zamanda vücudunuzu ısıtmalı ve kurulanmalısınız. Buhar banyosu, sıcak bir hamam veya sauna ortamı çok yararlı olabilir.</p>
<p>7 GÜN SONRA ANTİBİYOTİK KULLANILABİLİR<br />
-İlave bir yastık kullanmanız burun tıkanıklığınızı azaltarak, daha rahat bir uyku sağlayacaktır.</p>
<p>-Soğuk algınlığı ve grip hastalıkları virüsler tarafından meydana geldiği için antibiyotikler etkili değildir, kullanılmamalıdır. Antigripal ilaçlar alınabilir. Ancak 5-7 gün sonra durumunuz düzelmediği takdirde bakteriyel enfeksiyonlar gelişebildiği için antibiyotikler kullanılabilir.</p>
<p>-Grip aşısı her yıl kendini değişikliğe uğratan grip virüsüne karşı yeniden üretilen bir aşıdır. Eylül-Ekim ayları yapılması için en uygun bir zamandır. Kronik hastalığı, bağışıklık sistemi zayıf olanlara ve yaşlılara mutlaka yapılmalıdır.</p>
<p>-Soğuk algınlığı veya gripli durumda uçak yolculuğu sırasında özellikle inişte östaki tüpünün kulak basıncını dengeleyememesi nedeniyle ciddi kulak rahatsızlıkları meydana gelebilir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/gripten-koruyacak-18-oneri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ordu&#8217;da Trafik Kazası: 4 Ölü</title>
		<link>http://www.dostca.net/orduda-trafik-kazasi-4-olu.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/orduda-trafik-kazasi-4-olu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 23:23:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[35 DA 4806]]></category>
		<category><![CDATA[42 YB 238]]></category>
		<category><![CDATA[Ali Mercimekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Çanakcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[İsmail Hakkı Gedikli]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu'da Trafik Kazası]]></category>
		<category><![CDATA[Rızvan Çakar]]></category>
		<category><![CDATA[Şevket Sarıca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4197</guid>
		<description><![CDATA[Ordu&#8217;nun Fatsa ilçesinde otomobille kamyonun çarpışması sonucu, 4 kişi öldü. Ordu&#8217;dan Samsun yönüne giden İsmail Hakkı Gedikli yönetimindeki 35 DA 4806 plakalı otomobil, Bolaman beldesi yakınlarında Şevket Sarıca&#8217;nın kullandığı 42 YB 238 plakalı kamyona arkadan çarptı.   4 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ   Kazada, otomobil sürücü İsmail Hakkı Gedikli ile beraberindeki Hasan Çanakcıoğlu, Rızvan Çakar ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ordu&#8217;nun Fatsa ilçesinde otomobille kamyonun çarpışması sonucu, 4 kişi öldü.<br />
<span id="more-4197"></span></p>
<p>Ordu&#8217;dan Samsun yönüne giden İsmail Hakkı Gedikli yönetimindeki 35 DA 4806 plakalı otomobil, Bolaman beldesi yakınlarında Şevket Sarıca&#8217;nın kullandığı 42 YB 238 plakalı kamyona arkadan çarptı.<br />
<strong> <br />
4 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ</strong><br />
 <br />
Kazada, otomobil sürücü İsmail Hakkı Gedikli ile beraberindeki Hasan Çanakcıoğlu, Rızvan Çakar ve Ali Mercimekçi olay yerinde hayatını kaybetti.<br />
 <br />
Kaza sonrası Ordu Samsun Karayolu bir süre trafiğe kapalı kalırken, ölen 4 kişinin cenazeleri Fatsa Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/orduda-trafik-kazasi-4-olu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karapınar&#8217;da Kaza: 1 Ölü 8 Yaralı</title>
		<link>http://www.dostca.net/karapinarda-kaza-1-olu-8-yarali.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/karapinarda-kaza-1-olu-8-yarali.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 23:21:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[42 BUC 242]]></category>
		<category><![CDATA[65 FA 242]]></category>
		<category><![CDATA[Ayşe Usanmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cemile Bayır]]></category>
		<category><![CDATA[Emine Kaşık]]></category>
		<category><![CDATA[Gülşan Ünal]]></category>
		<category><![CDATA[Harun Usanmaz]]></category>
		<category><![CDATA[İbrahim Batuhan Bayır]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Bayır]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Elmas]]></category>
		<category><![CDATA[Mehmet Koç]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4204</guid>
		<description><![CDATA[Konya’nın Karapınar İlçesi’nde iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 6 yaşındaki İbrahim Batuhan Bayır yaşamını yitirdi, 8 kişi de yaralandı. Kaza, bugün saat 13.45 sıralarında Karapınar çevreyolu Emniyet Kavşağı’nda meydana geldi. Harun Usanmaz yönetimindeki 65 FA 242 plakalı otomobil, Emniyet Kavşağı&#8217;nda iddiaya göre, yola aniden çıkan Mehmet Elmas yönetimindeki 42 BUC 242 plakalı otomobil [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Konya’nın Karapınar İlçesi’nde iki otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 6 yaşındaki İbrahim Batuhan Bayır yaşamını yitirdi, 8 kişi de yaralandı.<br />
<span id="more-4204"></span></p>
<p>Kaza, bugün saat 13.45 sıralarında Karapınar çevreyolu Emniyet Kavşağı’nda meydana geldi. Harun Usanmaz yönetimindeki 65 FA 242 plakalı otomobil, Emniyet Kavşağı&#8217;nda iddiaya göre, yola aniden çıkan Mehmet Elmas yönetimindeki 42 BUC 242 plakalı otomobil ile çarpıştı. Kazada Elmas&#8217;ın otomobilinde bulunan İbrahim Batuhan Bayır, olay yerinde can verdi. Sürücü Mehmet Elmas ile aracında bulunan Mehmet Koç, Mehmet Bayır, Cemile Bayır ile diğer otomobilin sürücü Harun Usanmaz ve aracında bulunan Ayşe Usanmaz, Gülşan Ünal ve Emine Kaşık yaralandı. Yaralılar, çağrılan ambulanslarla Karapınar Devlet Hastanesi&#8217;ne kaldırıldı&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/karapinarda-kaza-1-olu-8-yarali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>19 Yaşında Akciğer Kanserinden Öldü</title>
		<link>http://www.dostca.net/19-yasinda-akciger-kanserinden-oldu.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/19-yasinda-akciger-kanserinden-oldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jan 2012 23:19:53 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Akciğer Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Çorum Hitit Üniversitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Tuğçe Kamazoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4200</guid>
		<description><![CDATA[Çorum&#8217;un Sungurlu İlçesi&#8217;nde üniversite birinci sınıfı öğrencisi 19 yaşındaki Tuğçe Kamazoğlu, akciğer kanserinden yaşamını yitirdi. Çorum Hitit Üniversitesi Sungurlu Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölümü 1&#8242;inci sınıf öğrencisi Tuğçe Kamazoğlu, 4 ay önce akciğer kanserine yakalandı. Kamazoğlu, tedavisi nedeniyle okulundaki kaydı dordurmak zorunda kaldı. Ankara Hacettepe Hastanesi&#8217;nde tedavisi süren Tuğçe Kamazoğlu, akciğer kanseri tanısıyla Onkoloji Hastanesi’ne [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çorum&#8217;un Sungurlu İlçesi&#8217;nde üniversite birinci sınıfı öğrencisi 19 yaşındaki Tuğçe Kamazoğlu, akciğer kanserinden yaşamını yitirdi.<br />
<span id="more-4200"></span></p>
<p>Çorum Hitit Üniversitesi Sungurlu Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölümü 1&#8242;inci sınıf öğrencisi Tuğçe Kamazoğlu, 4 ay önce akciğer kanserine yakalandı. Kamazoğlu, tedavisi nedeniyle okulundaki kaydı dordurmak zorunda kaldı. Ankara Hacettepe Hastanesi&#8217;nde tedavisi süren Tuğçe Kamazoğlu, akciğer kanseri tanısıyla Onkoloji Hastanesi’ne gönderildi. Dün fenalaşan Kamazoğlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak yaşamını yitirdi.</p>
<p>Tuğçe Kamazoğlu&#8217;nun sosyal paylaşım sitesi Facebook&#8217;taki sayfasına yazdığı, &#8220;Çaresizlik nedir bilir misin? Kalbin kanatlanıp gittiği yere bedenin gidememesidir&#8221; cümleleri ve paylaştığı &#8216;Aklım Hep Sende Kaldı&#8217; adlı şarkısı yakınlarını gözyaşlarına boğdu.</p>
<p>Tuğçe Kamazoğlu&#8217;nun cenazesi bugün Sungurlu İlçesi&#8217;ndeki Ulu Cami&#8217;de ikindi namazını takiben kılınan cenaze namazının ardından Karşıyaka Mezarlığı&#8217;nda toprağa verildi&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/19-yasinda-akciger-kanserinden-oldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ata&#8217;nın Filminin Yönetmeni Konuştu</title>
		<link>http://www.dostca.net/atanin-filminin-yonetmeni-konustu.html</link>
		<comments>http://www.dostca.net/atanin-filminin-yonetmeni-konustu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jan 2012 15:41:01 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Ata Demirer]]></category>
		<category><![CDATA[Berlin Kaplanı]]></category>
		<category><![CDATA[Eyvah Eyvah]]></category>
		<category><![CDATA[Hakan Algül]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.dostca.net/?p=4170</guid>
		<description><![CDATA[Ata Demirer&#8217;in senaryosunu yazdığı ve başrolünde oynadığı &#8216;Berlin Kaplanı&#8217; vizyona girdi. Berlin&#8217;de boksörlük yaparak geçimini sağlayan Ayhan Kaplan&#8217;ın hikayesinin anlatıldığı filmin yönetmeni Hakan Algül&#8217;le buluştuk. Nam salmış komedi dizilerinde hep onun imzasını görüyoruz. Yönetmenliği dizilerle de sınırlı değil Hakan Algül&#8217;ün &#8216;Döngel Karhanesi&#8217;, &#8216;Eyvah Eyvah&#8217; filmleri ve son olarak &#8216;Berlin Kaplanı&#8217;nda da onun imzası var. &#8216;Drama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ata Demirer&#8217;in senaryosunu yazdığı ve başrolünde oynadığı &#8216;Berlin Kaplanı&#8217; vizyona girdi.<br />
<span id="more-4170"></span></p>
<p class="news_spot">Berlin&#8217;de boksörlük yaparak geçimini sağlayan Ayhan Kaplan&#8217;ın hikayesinin anlatıldığı filmin yönetmeni Hakan Algül&#8217;le buluştuk.</p>
<p class="news_spot">Nam salmış komedi dizilerinde hep onun imzasını görüyoruz. Yönetmenliği dizilerle de sınırlı değil Hakan Algül&#8217;ün &#8216;Döngel Karhanesi&#8217;, &#8216;Eyvah Eyvah&#8217; filmleri ve son olarak &#8216;Berlin Kaplanı&#8217;nda da onun imzası var. &#8216;Drama hiç yapmayacağım, komedi benim hamurumda var&#8217; diyen Algül, izleyicinin filmden mutlu ayrılmasını istiyor.</p>
<p class="news_spot"><strong>- Bir yönetmen için çekim sürecindense vizyon aşaması en sancılı süreç olsa gerek&#8230; Neler hissediyorsunuz?</strong></p>
<p class="news_spot">Filmi çekerken içgüdüsel olarak bir şey yapıyorsun. Asıl önemlisi seyirciyle buluştuktan sonraki reaksiyon. Bunu beklemek de hakikaten zor bir süreç. Heyecanlıyım. Seyirciye film yapan bir yönetmenim ben. İzleyici sayısı çok önemli değil ama seyirciden gelen reaksiyon önemli. Filmin seyirciyle buluşmasını, gelecek yorumları ve fikirleri önemsiyorum.</p>
<p class="news_spot"><strong>- Nasıl bir beklenti içindesiniz?</strong></p>
<p class="news_spot">Seyirci sayısı olarak sonraki filmi yaptırırsa  başarmışım demektir.</p>
<p class="news_spot"><strong>- Film eleştirmenlerinin yorumunu önemser misiniz ve olumsuz eleştiri geldiğinde de motivasyonunuz düşer mi?</strong></p>
<p class="news_spot">Seyircinin de, eleştirmenin de görüşünü önemserim. Ancak olumsuz eleştiriler beni düşürmez. Komedi dünyanın en zor türlerinden biri. Daha önce yaptığın işlerle ya da oyuncunun önceki filmleriyle bir karşılaştırma oluyor. Peter Sellers filmlerini bile birbirleriyle karşılaştırıyorlar, dolayısıyla zor bir süreç. Bu karşılaştırılmayı engelleyemiyorsunuz.</p>
<p><strong>BU BAŞKA BİR FİLM</strong></p>
<p><strong>- &#8216;Berlin Kaplanı&#8217; için eleştirmenler de bir önceki filminiz &#8216;Eyvah Eyvah&#8217;la çok kıyasladılar ve aynı dozda komik bulmadıklarını ve bir önceki filmin üzerine çıkamadığını yazdılar&#8230;</strong></p>
<p>O üzerine çıkamadığı yer dedikleri neresiyse&#8230; Bu bambaşka bir film. Bırakın komedi filmini, bir ortamda şaka yaparken bile &#8216;Vay be bir önceki şaka daha komikti&#8217; derler. Halbuki gerektiği yerde gerektiği kadar espriyi, komediyi yaparsan uygun oluyor. Bu filmin komedi dozu ve gereklilikleri bu kadardı. Bu bir önceki filme göre başka bir hikaye anlatıyor. Halbuki ben de bu filmi  daha komik buluyorum. Şimdi bunda da seyircinin yakalayacağı başka bir komedi olduğunu düşünüyorum.  Yaptığın işi birilerine sunuyorsan mutlaka gelen görüşleri önemsiyorsun. Eleştirmenleri önemsemiyorum demek saçma olur. Yaptığın şey hakkında herkesin söz söyleme hakkı var. Ben zaten montaj sırasında filmimin neresinin olup olmadığını, neresini yapamadığımı görüyorum. Bunların hepsi benim bir sonraki filmim için done oluyor. </p>
<p><strong>- Herhalde bir yönetmen için de yaptığı her film onun için tam değildir ve olmamıştır değil mi?</strong></p>
<p>Hiçbir film olmaz. Zaten olsa bir daha film yapmazsın ki. En iyisini yaptım bir daha niye yapayım ki diyebilirsin. Dolayısıyla da her seferinde başka bir şey yapıp ona bakıyorsun karşılığı ne olacak diye.</p>
<p><strong>- İzleyicinin hangi duygularla filmden çıkmasını istersiniz?</strong></p>
<p>Enteresan bir soruymuş. Bu film için değil, diğerleri için de seyircinin filmlerimden mutlu çıkmasını istiyorum. Gülerek, dudaklarında tebessümle ya da karakteri sevdikleri ya da ağladıkları için mutlu olmuşlardır. Bunu önemserim. Aslında aradığım temel istek seyircinin mutlu olması. </p>
<p><strong>- Ata Demirer&#8217;in ortaya çıkardığı Ayhan Kaplan onca heybetine rağmen aslında çok naif ve kırılgan bir karakter&#8230;</strong></p>
<p>Ata&#8217;nın yarattığı karakterler hep böyle. Ata Demirer&#8217;i senarist olarak da çok önemsiyorum. Bu ülke için ileride de iyi karakterler yazabileceğini düşünüyorum. Kendi dünyasında da çok naif ve kırılgan bir arkadaş. Her an kırılabilir bir durumu var. Dolayısıyla yarattığı karakterler de böyle. Kötü karakter yazamayacağını biliyorum mesela.</p>
<p><strong>- Bazı tipler kötü karakterler gibi gözükse de film sonunda hepsi iyi insan oluyor hatta iyilik kazanıyor&#8230;</strong></p>
<p>Kesinlikle. Çünkü her zaman iyiliğin kazanmasını isteriz.</p>
<p><strong>- Filmin, &#8216;kötü insan yoktur ama şartlar, zorluklar insanı kötü biri yapar&#8217; önermesi var diyebilir miyiz?</strong></p>
<p>Evet, filmin cümlesi bu aslında. Bütün kötü karakterlerin bence mazeretleri vardır. Yaşadığı hayat, şartlar insanı oralara sürüklemiştir. O insan kötü olmaya zorlanmıştır gibi gelir bana.</p>
<p><strong>- Hak vermesek de belki bir katili bile anlamaya çalışmalıyız&#8230;</strong></p>
<p>Anlayabilir miyiz bilmiyorum ama bir sebebi olduğunu düşünebiliriz. O kadar iyi niyetli bakmamız gerekiyorsa hayata. Gerçek hayatta bir katili anlamaya çalışmak istemeyebilirim ama sinemada birilerine bir şey anlatacaksam mesela birilerini kandırmaya ya da para kazanmaya, iyi bir hayat yaşamaya yönelik şeylerde hak vermek gerektiğine inanabilirim.  </p>
<p><strong>- Çekmekte zorlandığınız sahneler oldu mu, mesela rafting sahnelerini kolay çekebildiniz mi?</strong></p>
<p>Rafting ve boks sahneleri zorlu sahnelerdi. Fiziksel olarak zorlandık. Ama hepsini de öngördüğümüz şekilde yaptık. Biraz yorucu oldu. </p>
<p><strong>- Filmografinize baktığımızda &#8216;Benim Annem Bir Melek&#8217;, &#8216;Şen Yuva&#8217;, &#8216;Avrupa Yakası&#8217;, &#8216;Eyvah Eyvah&#8217; ve benzeri projeleri görüyoruz. Size komedi filmlerinin yönetmeni desek çok da haksız sayılmayız herhalde.  </strong></p>
<p>Dram yapacağımı çok düşünmüyorum, hep komedi yapacağım gibi geliyor  bana. Komedi yapmayı seviyorum ne de olsa hamurumda öyle bir yan var. Hayatta da böyle davranıyorum.</p>
<p class="news_spot"><strong>Tanınmamak hoşuma gidiyor&#8230;</strong></p>
<p class="news_spot"><strong>- &#8216;Eyvah Eyvah&#8217; deyince ilk akla gelen Ata Demirer oluyor. Film yönetmenindir düşüncesinden yola çıkarsak adınızın geri planda olması sizi rahatsız ediyor mu?</strong></p>
<p class="news_spot">Aslında rahatsız etmiyor, film yönetmenindir ama popüler sinema yapıyorsan popüler isimlerin söz sahibi olmasını da kabul etmelisin. Basında sinema dışında yer almayı istemiyorum. Etrafımdakilerin yönetmenmişim gibi davranmalarını istemiyorum. Hayatta nasıl davranıyorlarsa öyle davranan insanlar görmek istiyorum. Hatta tanınmamak daha çok hoşuma da gidiyor.</p>
<p class="news_spot"><strong>- Bir filmin başarısı ve başarısızlığı kime yazılır?</strong></p>
<p class="news_spot">İyi film görüntüsünden senaryosuna, oyuncusuna kadar  iyidir. Herhangi birinin aksayan yanı varsa o zaman bu yönetmenindir. Çünkü kötüyü seçen yönetmendir. Görüntü yönetmenini de, ışıkçıyı da yönlendirecek olandır. Ama film bütünüyle iyi olursa o da ekibin başarısıdır. Birinci kural iyi film ekibin, kötü film yönetmenindir&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.dostca.net/atanin-filminin-yonetmeni-konustu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

